Gülşah Elikbank iyi yazmak hakkında neler demiş…

gulsah_elikbank_1 (1)İyi yazmayı öğrenmek, derin okumayı öğrenmekle de ilgili. Bir romanı “derin” incelemeye almak; verilen ipuçlarının peşine düşerek yazarın zihin haritasını çıkarmaktır aslında. Tüm romanı okuyup bitirdiğinizde ancak fark edebildiğiniz küçük detayların, nasıl büyük resmin parçası olduğunu görmek sizi büyüleyecektir. İyi bir okur olarak, kendi romanlarınızın da okuru olup olmayacağınızı düşünün.

Beni yazmak için motive eden iki etken vardır. Ya yazmayı çok istediğim bir karakter vardır ya da “yazmazsam olmaz” diyeceğim bir konu. Uykusuzlar romanım da bu “bilinçli rüya görmek” idi. Beni yazmaya teşvik eden, rüyaların bilimsel yönünün roman türünde pek işlenmemiş olmasıydı. Siz de peşinden koşmaya değer bir konu ya da anlatmaya değer bir karakter bulun. Herkesin ilgisini çekeni değil, sizin için önemli olanı, sizin içinizi acıtanı, gecelerce rüyanıza gireni yazın.

İlham perisini beklemeyin, asla gelmeyebilir ya da onu yanlış yerde arıyor olabilirsiniz. İlham perisi önce kelimelerinize, cümlelerinize değil; kalbinize gelir, unutmayın. Bu nedenle sadece uyanıkken değil, rüyalar alemindeyken de gözünüz açık olsun! Okunan bir yazar olmanın sadece iyi yazarak olacağını düşünmeyin. Türkiye’de yaşadığınızı unutmayın. Güvendiğiniz bir editör ve size güvenen bir  yayın evi bulun. Nasıl ki çocuğunuzu güvenmediğiniz kişilere emanet etmiyorsanız, kitabınızı da etmeyin. Çünkü yanlış bir seçim, bir dahaki kitabınızı yazma motivasyonunuzu yok edebilir. Yazmaktan değil ama yayınlamaktan vazgeçebilirsiniz. Ne de olsa yazmak, asla bırakılamayacak tutkulu bir aşık gibidir.

Ustaların yazmaya başlama, yayınevleri tarafından reddedilme, hatta teliflerini alamama hikayelerini dinleyin, öğrenin. Böylece para kazanmak için değil, gönül kazanmak için yazarsınız. Para sizi etkisi altına alırsa; piyasanın istediği şeyleri yazmak için kafa yorarsınız. Oysa yazmak muhaliftir; para ile ten uyuşmazlığı yaşarsınız.

Gülşah Elikbank